www.blogcu.com/2000... mail:omarorhan@mynet.com

27/9/2006 - OLGU HAKKINDA BİR GÖRÜŞ

      Olgu,doğruluğu ispatlanabilen ifadeler veya cümlelerdir.Günlük hayatımızda yoğun olarak kullandığımız bir kelimedir.Daha çok genel ifadeler içinde kullandığımız olmaktadır.Genel ifadeler için kullanmak bence yanlıştır.Olgu daha çok kesin ifadeler içermelidir.Kesinliğe ulaşmak için bir çok yolun olması gerekir.Bu yollar birleştiği zaman olgu ifadesine veya cümlesine ulaşmalıyız.Kavram ve olgu arasında ilişki vardır.Kavram daha çok  olay yada düşüncenin ifadesi olabilir.Bunun için göç olgusu yerine göç kavramı demek daha uygun düşer.Basit anlamda kesin doğru olan ifadelerdir.Örneğin “Gelir gider dengesini oluşturan ülkelerde sağlıklı bir ekonomi vardır.” cümlesi basit bir olgu cümlesidir.Aynı zamanda olgu daha çok bilimsel bir çalışmanın ürünüdür.Gerçeklerin birleşmesinin ifadesidir.Sosyal bilimlerde çeşitli varsayımlarla bir olgu cümlesi oluşturabiliriz.Örneğin yukarıdaki cümlenin bir olgu cümlesi olduğunu ispatlayabiliriz. 

Gelir-gider dengesi oturmazsa borç sorunu çıkar.

Yatırımlar için  kaynak ayrılamaz.

Yatırımı az olan ülkeler gelişmemiş ülkelerdir.

Yatırımı az olan ülkelerde hizmetler sağlıklı yürüyemez.

 Hizmetlerin az olduğu ülkelerde hayat standardı düşük olur.Dolayısı ile bütün bu cümleler bizi “Gelir-gider dengesini oluşturan ülkeler gelişmiştir.” olgu cümlesine ulaştırabilir.Genelleme ise çoğunluğu temsil eder.Mutlak bir doğru değildir.Genelleme ile olgu cümlelerini birbirine karıştırmamak lazımdır.

                                                     

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/9/2006 - KENDİ ADIMA

Kategori: deneme

     Kendi görüşlerini ,fikirlerini,hayata bakışını,üzüntülerini  paylaşmak insanı rahatlatıyor.İnsan dört dörtlük bir varlık değil.Mutlaka yanlışları vardır.Önemli olan yanlışları asgari seviyede tutmak.Buda bir şekilde kendini ifade etme ve eleştirme ile gerçekleşir.Eleştirme noktası kişiye göre değişir.Çünkü çevre ona bir takım bakış açıları kazandırır.Bakış açılarını süzgeçten geçirmek,analiz etmek önemlidir.Süzgeçten geçmeyen bakış açısı kişiye zarar verebilir.Fazla abartmamak şartıyla..Önemli olan bakış açısını gerçekçi tutmaktır.Herkesin kendine göre hedefleri vardır.Aşırı hayalci olmak kişiyi zorlar ve pes ettirir.Çünkü bir bakıyorsunuz hayal ettiğiniz kişiye çok uzak kalmışsınız.O zaman kendinize güven duygusunu kaybediyorsunuz.Kendimde hep şunu görüyorum.Belli bir standarda ulaşmak yeterli değil.Standart insanı robotlaştırıyor.Devamlı mücadele etmek bir şeyleri zorlamak bence daha iyi.Kendimizi belli bir mücadele çemberine almazsak hayat boş bir akış takip ediyor.Bulunduğumuz ortam ,iş mücadele çemberi içine oturmalıdır.İlk etapta önceliklerimize bakmak gerçekçi geliyor.Kendimde bu durumu gördükten sonra değişik arayışlara giriştim..Blog sitesi yapmak bunlardan birisi.Böyle bir blog açtığım için kendi adıma mutluyum.Her gün belli bir yazı yazmak insanı rahatlatıyor..Satranç başka bir uğraş alanı olabilir.Öncelikle bir kitap alıp bu konuda bilgi sahibi olmak gerekiyor.Sonra değişik analizler problemler çözmek deneyimimizi artırabilir.Sosyal bir ortam içinde bilgilerimizi daha da geliştirebiliriz.Çeşitli turnuvalara katılmak gibi.Belki bu durum bizi sıkabilir.Fakat zamanla işin içine girersek faydalı olabilir.Bu konuda blogda bir site bağlantısı var.Buradaki faydalı bilgilerle veya analizlerle kendimizi geliştirebiliriz.Fakat bu uğraş yeterli değil.Ama sonuçta bireyi geliştiren bir uğraş.

      

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

4/9/2006 - GSOAT YÖNTE

     Okuma ile ilgili bir yöntem.Hazırlayan Robinson.Aşamaları başlıklar altında vermiş.

    -Gözden geçirme

    -Soru sorma

    -Okuma

    -Anlatma

    -Tekrar gözden geçirme

    Gözden geçirmede içindekiler inceleniyor.Bu şekilde kitap hakkında ön yorum yapılıyor.Soru sorma aşamasında kendi meraklarımız ve bilgilerimiz ortaya dökülüyor.Böylece kitaba karşı bir bakış açısı oluşturuyoruz.Okuma sırasında yazarın görüşlerini,fikirlerini öğreniyoruz.Anlatma bölümünde kendi fikirlerimizle yazarın fikirlerini harmanlıyoruz.Böylece konu hakkında kişisel bir görüş sahibi oluyoruz.Son aşamada kitabı tekrar gözden geçirip okuma faaliyetini bitiriyoruz.

      Kişisel olarak tüm aşamalara katılıyorum.Fakat anlatma bölümünü en sona koysak daha iyi olur gibime geliyor.Yani şu şekilde;GSOTA

      Bu yöntem kitap okumayı gerçekten etkili hale getiriyor.Kuru,yavan bir okumayı önlüyor.Kitaba böyle bir yöntemle bakmak gerçekten faydalı…

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

4/9/2006 - ÖĞRENME KONUSUNDA BİR METOT

Kategori: egitim

 Hafıza teknikleriyle beyni geliştirme ve öğrenme konusunda bir kitap okudum.Orada daha iyi ve hızlı öğrenme konusunda bir yöntem sunulmuş.Yöntemi çok beğendim. Sık tekrar ağırlıklı bir yöntem.Yöntemi kendi çalışma şartlarınıza göre uyarlayabilirsiniz. Ben daha çok öğrenci çalışma düzeni içinde değerlendirdim.Uygulama olarak şu şekilde gerçekleştirilebilir.

-Günlük tekrar

-Haftalık tekrar

-Aylık tekrar

-Dönemlik tekrar

-Yıllık tekrar

GÜNLÜK TEKRAR:Okulda ,kursta veya herhangi bir eğitim kurumunda öğrendiğimiz bilgileri akşam evde tekrar ederiz.Bu tekrar kısa sürelidir.Yaklaşık 15 dakika kadardır.Tekrardan sonra egzersiz ve ödev çalışmalarını gerçekleştirebiliriz.

HAFTALIK TEKRAR:Yine aynı yaklaşık 15 dakika süreyle hafta içinde öğrenilenler tekrar edilir.Pekiştirme çalışmaları yapılır.

AYLIK TEKRAR:Bir ay boyunca öğrenilenler kısaca tekrar edilir. Pekiştirme yapılır.

DÖNEMLİK TEKRAR: Dönem boyunca öğrenilenler yeni dönem başlamadan tekrar edilir. Pekiştirme yapılır.

YILLIK TEKRAR:Yıl sonu öğrenilenler tekrar edilir.Değerlendirme ve uygulama çalışmalarıyla konular pekiştirilir.

     Bu yöntem değişik çalışmalar içinde kullanılabilir.Özellik tekrarı esas almasıdır.Tabi öncelikle eğitim sırasında konunun çok iyi kavranması gerekir.Ders ortamında eğiticiyi iyi dinlemek,konsantre olmak şarttır.Konuları tekrar sırasında öğrenmeye çalışmak, yorucu ve az fayda sağlayıcı olacaktır.

     Böyle bir yöntem geliştirmek; öğrenmeyi etkili kılar,kalıcı olur,zaman tasarrufu sağlar,sınav stresini azaltır.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

31/8/2006 - AKICI OLMAK

Kategori: egitim

                                    Türkçe dünyanın önemli dilleri arasında yer almaktadır.Dillerin değerini belirleyen en önemli kıstas kullanıcı sayısındadır.Ne kadar fazla insan iletişim kuruyorsa dil değerlidir.Dünya dilleri arsında en yaygın dil İngilizce’dir. İngilizce’nin değeri yaygın olmasında yatar.Fransızca,Almanca,Rusça…gibi diller içinde geçerlidir.

                                   Dilin bu özelliğini belirttikten sonra Türkçe’yi yapı olarak değerlendirelim.Her dilde cümle kavramı yer almaktadır.Cümlenin öğeleri ,dizilişi birtakım kurallar içinde kullanılır.Türkçedede  bunu görebiliriz.Gramer bilimi bu konuları öğretir.Gramere aşırı bağlı kalmak yanlıştır.Temel dilbilgisi kurallarını öğrenmek elbette gereklidir.Fakat bu kurallara bağımlı kalmak insanın duygularını yansıtmada engelleyici olabilir.Akıcılığı ön plana almak daha değerlidir.Kısa ve öz cümleler kurmak

bu işin sırrıdır.Fazla kuralcı olursak akıcılık özelliğini kaybederiz.Bence cümlenin özlüğü de gereksiz kelimelerden

arındırılmış olmasıdır.Kendimizi bu konuda eleştirmeliyiz.Yazılarımızı incelerken bu iki noktaya dikkat etmeliyiz.

 Fakat alıştırmalarımızda ,yazılarımızda buna pek dikkat etmeyiz.

                                    Bazı romanlar kıymetlidir.Klasik olarak değerlendirilir.Klasik sıfatını kazandıran akıcılıktır.Bunu Türk klasiklerinde net bir şekilde görebiliriz.Taaşşuk-u Talat ve Fitnat,Zehra,Yaban…gibi .

                                    Kısaca akıcı olmak, kısa ve öz cümle kurmakla sağlanır.Fakat bu uzun bir uğraş gerektirir.

Siteme baktığım zaman bu özelliğimi zayıf görüyorum.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım

Kategoriler

Arkadaşlarım

Blogcu Yardım